Yayınlar

Kadınların Barış Mücadelesinde Dünya Deneyimleri: Sırbistan, Kosova, Sri Lanka, Suriye

Dünyanın farklı yerlerinde savaşa, milliyetçiliğe ve tekçiliğe karşı direnen, barış için mücadele eden kadınların hikayelerini dinlemek; ortaklıkları ve farklılıkları anlamak Türkiye’de barış için çabalayan kadınlar için de ilham verici olacaktır. Kitabın çıkış noktası, her savaş sonrasında toplumların bir gün ülkeyi şiddete sürükleyen sebeplerle yüzleşecek olmasıdır. Bu süreçlerde kadınların dahil olmaları ise elzemdir. Bu kitap Sırbistan, Kosova, Sri Lanka ve Suriye’de kadınların barış mücadele deneyimlerine odaklanarak Türkiye’deki mücadeleye bu açılardan katkı sunmayı amaçlıyor.

17/12/2016

DİYALOGTAN ÇATIŞMAYA ÇÖZÜM SÜRECİ:
Olaylar, Tarihler, Kırılmalar ve Öneriler

Bu çalışmanın özgünlüğü, çözüm sürecinin fiili olarak sona erdiği ve taraflar arasında çatışmaların yeniden başladığı bir dönemde sıklıkla dillendirilen “Süreci kim bitirdi? Süreç nerede ve neden sonlandı?” sorularına yanıt aramasıdır. Bu doğrultuda sürecin doğrudan muhatabı olan, olmak isteyip de olamayan fakat ortak bir nokta olarak Kürt meselesinin çözümünde söz söyleme hakkını kendinde bulan sivil toplum ve hak temelli çalışan farklı siyasal ideolojilere ve dünya görüşlerine yakın kurumların, sürece dair algı ve tutumlarını açığa çıkarma çabasındadır.

21/03/2013

Kimlik ve Cinsiyet: Yugoslavya’daki Etnik Çatışmada Cinsiyetin Rolü

“Savaş sırasında sadece kadınların tecavüze uğradığını söylemek, tecavüze uğrayan erkekleri görünmez bir hale getirmek demektir. Savaş sırasında kadınların ve erkeklerin tecavüze uğramasının sembolik ve gerçek anlamıeril egemenliktir. Düşman taraf ahlaksızlaştırılarak, erkeksizleştirilerek, aşağılanarak eril egemenlik hegemonyası kurmaya çalışılır. Savaş sırasında erkeklere karşı kullanılan cinsel şiddet, kadınlara karşı kullanılan cinsel şiddetle aynıdır; ikisi de eril egemenliğin hegemonyasını ifade eder. Savaş sırasında tecavüze uğrayan erkekler toplumsal ve tarihsel olarak inşa edilmiş olan “egemen” kimliklerini kaybederek kadınlaştırılırlar. Tecavüze uğrayan erkek için toplumsal olarak atfedilmiş olan bütün değerler ve “gerçek erkek” olma kimliği son bulur. Diğer taraftan tecavüze uğramış olan erkeklerde kendisini, ailesini ve vatanını koruma yetisi olmayan erkek imajı yaratılır.”

22/10/2015

Ankara’da Planlanmış Katliam

“Rusya kendini oyunun içine çekti, ancak kimse neyi vurduğundan emin değil ve ABD eğitim ve silahlarını geri çekiyor. Görünen o ki ABD, Pasifik’te ne olup bittebileceğine dair çok daha fazla endişeli. IŞİD ve dünya terörüyle savaşmaya devam edenler sadece cesur, Rojava Kürtleri olarak ifade edilen, erkek ve kadın savaşçılarıyla YPG ve YPJ’dir. Ama onlar Erdoğan’ın baş düşmanı ve Erdoğan, Batı tarafından gezegeni kolektif bir ahmaklığın içine çekmek üzere destekleniyor.”

18/10/2015

Dışlama “İmkanı”: Mültecilik Bağlamında Kriz, Aciliyet ve İnsancıllık Söylemleri

“Sınırı ve sınır çizme pratiklerini tartışmak, kabul edilegelen haliyle sınırın mümkün kıldığı iktidar ilişkilerini yeniden tartışmaya açmak için önemli bir hareket alanı sağlamaktadır. Uluslararası göçün giderek doğrusal, tek özneli, tek biçimli ve sınır kontrol rejimleriyle yönetilebilir bir hareketlilik olmaktan çıkarak, iktidar mekanizmaları tarafından oluşturulan alanın dışına taşan, onun sınırlarını yeniden belirleyen, onun kendini yeniden ürettiği mekanizmaları biçimlendiren ve bu mekanizmaları sorun haline getiren bir akış olduğunu vurgulamalıyız.”

18/09/2015

Baldıran Zehrinden Şehadet Şerbetine

“Baldıran zehrinden şehadet şerbetine uzanan süreçte ters giden en önemli nokta, Erdoğan’ın başkanlık hayalinin giderek zayıflaması ve 7 Haziran’la birlikte tamamen ortadan kalkması oldu şüphesiz. Sonuç olarak, erken seçime kadar Erdoğan ve AKP’nin savaşı belirli bir orada yükseltmesi beklenebilir. Bu savaş halinin şu günlerde cariliğini koruyan “90’lara dönüş” mü yoksa 90’ları aşacak bir kütlesel çatışmaya dönüşüp dönüşmeyeceği tartışılabilir.”

08/08/2015

Erdoğan’ın Başkanlık Savaşı

“Sosyal paylaşım sitesi “twitter”ın Türkiye fenomeni Fuat Avni, bu yeni “kaos planının” Erdoğan-MİT (Hakan Fidan) ve Efkan Ala üçlüsü tarafından planlanıp devreye konulduğuna dair paylaşımlarda bulundu. İddialar doğruysa, -ki öyle görünüyor- öncelikle neden böyle bir kaos-savaş-darbe planına ihtiyaç duyulduğu sorusuna bakmak gerekir. İkinci olarak ise, bu kaostan Erdoğan’ın elde edeceği kazanç/çıkar ne olacak sorusu sorulmalıdır.”

31/07/2015

Pages: 1 2 3